Almanya'yı yen, ''devlet sporcusu'' ol


TBMM Genel Kurulunda, Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ve Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi kabul edilerek, yasalaştı.

Avrupa Şampiyonalarında final oynayan Milli Takım sporcularına, olimpiyat oyunları veya dünya şampiyonlarında dereceye giren sporcular ile bunların teknik direktör ve antrenörlerine, ''devlet sporcusu'' unvanı verilecek.

TBMM Genel Kurulunda, Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ve Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi kabul edilerek, yasalaştı.

Yasa, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından olimpik veya paralimpik spor dalları içinde kabul edilen spor dallarının büyükler kategorisinde; olimpiyat oyunlarında, dünya ve Avrupa şampiyonalarında ferdi ya da takım sporlarında birinci, ikinci ve üçüncü olan amatör sporcular ile bunların ölümü halinde bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocuklarını, takım halinde olimpiyat ve dünya şampiyonu olmuş amatör sporcuların milli takım teknik direktörlerini ve antrenörlerini kapsayacak.

Bu kapsama giren amatör sporculardan, ömür boyu hak mahrumiyeti cezası almadığı ve başarı derecelerinin doping dahil herhangi bir sebeple geçersiz olarak kabul edilmediği Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce belgelendirilen veya bildirilenlere; Maliye Bakanlığına yazılı olarak başvurmaları halinde ve başarı derecesinin kazanıldığı tarihten önceki bir tarih olmamak kaydıyla, 40 yaşını doldurduktan sonra Bakanlar Kurulu kararıyla ''Sporcu Şeref Aylığı'' adı altında aylık bağlanacak. Takım sporlarında ve takım tasnifi yapılan branşlarda, takım halinde olimpiyat veya dünya şampiyonu olmuş amatör sporcuların milli takım teknik direktörleri ve antrenörleri de aylık alacak.

Bu sporculardan, sağlık kurulu raporuyla, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyonlarının en az yüzde 40'ını kaybettiğini belgeleyenlere ise 40 yaşını doldurmaları beklenmeksizin aylık bağlanacak.

SPORCU ŞEREF AYLIĞI

Sporcu şeref aylığı, 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan 30 günlük net asgari ücretin; olimpiyat oyunlarında ferdi olarak birinci olan amatör sporculara yüzde 200'ü, ikinci olanlara yüzde 160'ı, üçüncü olanlara yüzde 140'ı olarak tespit edilerek verilecek.

Dünya şampiyonlarında ferdi olarak birinci olan amatör sporculara, söz konusu asgari ücretin yüzde 140, ikinci olanlara yüzde 120'si, üçüncü olanlara yüzde 100'ü olarak tespit edilerek aylık verilecek.

Avrupa şampiyonlarında ferdi olarak birinci olan sporculara ise 16 yaşından yüzde büyük işçiler için uygulanan 30 günlük net asgari ücret, ikinci olanlara bunun yüzde 80'i, üçüncü olanlara da yüzde 60'ı, şeref aylığını olarak ödenecek.

Olimpiyat oyunları ile dünya ve Avrupa şampiyonalarında takım sporlarında birinci, ikinci veya üçüncü olan amatör sporculara, aynı seviyedeki bir şampiyonada ferdi başarıları sebebiyle aylık bağlananların başarı dereceleri esas alınarak hesaplanacak aylık tutarının yüzde 75'i oranında aylık bağlanacak.

Takım sporlarında takım halinde olimpiyat veya dünya şampiyonu olan amatör sporcuların milli takım teknik direktörleri ve antrenörlerine, bu sporculara bağlanan aylık bağlama oranında aylık bağlanacak.

EŞ VE ÇOCUKLARA AYLIK BAĞLANMASI

Sporcu şeref aylığı alırken ölen amatör sporcular ile şartları taşımakla birlikte 40 yaşını doldurmadan ve aylık bağlanmadan vefat eden amatör sporcuların eşlerine ölüm aylığı bağlanacak. Eşin ölümü veya aylık bağlama şartlarını kaybetmesi halinde, aylık, çocuklara verilecek.

Eşe bağlanacak aylık tutarı, sporcuya bağlanan şeref aylığının yüzde 75'i, çocuklar için de yüzde 50'si olacak. Aylık bağlanacak birden fazla çocuk olması halinde, tutar çocuklar arasında eşit paylaştırılacak.

Evlenmesi nedeniyle aylıkları kesilmiş olanlardan tekrar dul kalanlara, sonradan evlendikleri eşlerinden dolayı gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanamamış olmaları kaydıyla aylıkları yeniden bağlanacak. Dul eşe yeniden aylık bağlanması durumunda, çocukların aylığı kesilecek.

Bağlanacak aylıklar, vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak, nafaka borçları hariç haczedilemeyecek.

DEVLET SPORCUSU UNVANI

Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından olimpik ve paralimpik spor dalları içinde kabul edilmiş spor branşlarının büyükler kategorisinde; takım sporlarında olimpiyat oyunları veya dünya şampiyonlarında ilk 3 dereceye giren, ferdi olarak olimpiyat veya dünya şampiyonu olan sporcular ile olimpiyat oyunlarında veya dünya şampiyonlarında birinci, ikinci ve üçüncü olan takımların teknik direktör veya antrenörlerine, ''devlet sporcusu'' unvanı verilebilecek.

Avrupa Şampiyonlarında final oynayan Milli Takım sporcuları ile bunların, teknik direktör ve antrenörleri de devlet sporcusu unvanı alacak.

Devlet sporcusu unvanı verilecek olan kişilerin, ''Sporda şiddet, şike veya doping suçundan dolayı ömür boyu hak mahrumiyeti cezası almamış olmaları'' şartı aranılacak.

Belirlenen adaylara, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanın teklifi ve Cumhurbaşkanını onayı ile Devlet Sporcusu unvanı verilecek. Devlet sporcusu seçilenlere verilen berat, Cumhurbaşkanı tarafından imzalanacak.

Devlet sporcusu unvanı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanın başkanlığında Gençlik ve Spor Genel Müdürü, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı ve ilgili federasyon başkanından oluşacak kurulun gerekçeli kararı, Bakanın teklifi ve Cumhurbaşkanının onayı ile geri alınacak.

YEŞİL PASAPORT ALABİLECEKLER

Devlet sporcusu seçilenler, VIP salonlarından yararlanabilecek. Bu sporcular, Hususi Damgalı Pasaport (yeşil pasaport) alabilecek.

Sporcu Şeref Aylığı bağlanan sporcular, toplu taşım araçlarından ücretsiz yararlanacak, belediyelerce tahakkuk ettirilen su kullanım ücretlerini indirimli ödeyecek.

2012 OLİMPİYAT OYUNLARI İÇİN BİN SPORCUYA DESTEK

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından 2012 olimpiyat oyunlarına hazırlanmak amacıyla olimpik ve paralimpik spor dallarında en az yıldızlar seviyesinde olmak kaydıyla seçilecek bin sporcu yetiştirilecek.

Bu sporcuların beslenme, barınma ve öğrenim giderleri, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce karşılanacak. Ayrıca bu sporculara, 16 yaşını doldurmamış işçiler için tespit edilen asgari ücretin net tutarını geçmemek üzere belirlenecek miktarda harçlık her ay ödenecek. Hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmadan her ay yapılacak olan harçlık ödemeleri, haczedilemeyecek.

Dünya Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu Kazanmış Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, yürürlükten kaldırılacak. Ancak kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, Dünya Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu Kazanmış Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca aylık bağlanmış veya aylık bağlanması işleri devam edenler, hak kaybına uğramayacak.

Yorum (0) Yorum yaz!

ÜÇ MESELE - Dini Hikaye

İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri r.a., hac için yola çıkıp Medine'ye ulaştığında karşılaştığı Seyyid Muhammed Bâkır Hazretleriyle arasında şöyle bir konuşma geçer. Seyyid Muhammed Bâkır:
-Sen kendi aklınca kıyas yaparak, Peygamber dedemin dinini ve hadislerini değiştiriyorsun, der.
-Böyle bir şey yapmaktan Allah'a sığınırım efendim. Lütfen oturunuz. Rasulullah'a olduğu gibi benim size de hürmetim var, der İmam-ı Azam. Seyyid Muhammed Bâkır'a yer gösterir. Her ikisi de yerini aldıktan sonra Ebu Hanife Hazretleri söze başlar:
-Üç mesele soracağım. Birincisi şu: Erkek mi daha güçsüz kadın mı?
-Kadın erkekten güçsüzdür.
-Mirasta adamın payı kaç, kadının kaçtır?
-Erkeğin mirastaki payı iki, kadının birdir.
-İşte bu ceddin Peygamber s.a.v.'in sözüdür. Eğer onun dinini değiştirmiş olsam, benim akıl ve kıyas yoluyla, kadın daha zayıf olduğu için ona iki pay, erkeğe bir pay düşer derdim.
Ebu Hanife Hazretleri tekrar sorar:
-Namaz mı daha üstün, oruç mu?
-Namaz oruçtan üstündür.
-İşte bu da deden Rasulullah'ın sözüdür. Eğer ceddinin dinini akıl ve kıyasla değiştirmiş olsaydım, âdet halindeki kadının kılamadığı namazları kaza et mesini, orucu kaza etmemesini emrederdim.
Ebu Hanife Hazretleri üçüncü soruyu sorar:
-Sidik mi daha pis, meni mi?
-Sidik meniden pistir.
-Eğer deden Peygamber s.a.v.'in dinini kıyasla değiştirmiş olsaydım, sidikten dolayı gusletmek gerektiğini ve meniden dolayı da sadece abdest almak gerektiğini söylerdim. Fakat akıl ve kıyasla bu dini değiştirmekten Allah'a sığınırım. Seyyid Muhammed Bâkır Hazretleri yerinden kalkar ve Ebu Hanife'yi kucaklar. Tebrik edip ona ikramda bulunur.

Yorum (0) Yorum yaz!

İMAM-I ÂZAM VE KADILIK

Zamanında İmam-ı Azam ile herhangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir. Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu.

Abbasi Halifesi Me'mun İmam-ı Azam'ı Kufe'ye kadı yapmak istiyordu. İmamı çağırdı ve bu niyetini açıkladı. İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi.

- Ben kadılık yapamam, dedi.

Halife de herkes de kabul ederdi ki ondan iyi kadılık yapacak bulunamazdı. Bu nedenle Halife sert çıktı:

- Yalan söylüyorsun, sen kadılık yaparsın!

İmam-ı Azam akan suları durduracak şu cevabı verdi:

- Eğer ben yalan söylüyorsam, yalan söylediğim için kadılık yapamam, çünkü yalancıdan kadı olmaz. Eğer "yapamam" dediğim zaman doğru söylüyorsam, sözümün gereği olarak kadılık yapamam. O halde her iki halde de kadılık yapamam,

Yorum (0) Yorum yaz!

Allahın Emaneti

Hz.Ümm-i Süleym, gayet temiz ahlak sahibi bir hatun idi. Cocugu vefat ettigi zaman, sabir ve metanetle bizzat kendisi yikadi ve kendisi kefenledi ve bir tarafa birakip, komsularina dönerek:
"Babasina haber vermeyin."

Hz. Ebu Talha orada bulunmamaktaydi. Aksam eve döndügünde, cocugu sordu. Hanim:
"Gördügünden simdi cok iyidir", der.

Sonra yemek yediler, oturdular, birlikte oldular. Bir müddet sonra Hz.Ümm-i Süleym, beyine gayet metanetle söyle der:
"Ebu Talha, ödünc alinmis bir seyi geri vermek icap eder mi etmez mi?"
"Söyledigin söz nasil bir söz, elbette ki ödünc alinan sey geri verilmeli."
"O halde, Hak Teala da sana emanetten vermis bulundugu cocugu aldi."
Ebu Talha bu sözü duyunca:
"Biz Allah icin halk edilmis bulunuyoruz ve hep onun tarafina dönecegiz.", der ve sükreder.

Sabah olunca gidip Resulullah'a (s.a.v.) anlatir. Resulullah (s.a.v.):
"Ya Rabbi bunun daha iyi bir karsiligini Ebu Talha´ya ver", diye dua eder.

Nitekim, dokuz ay dokuz gün sonra Abdullah diye bir cocuklari olur.
Cocuk Peygamberiminizin himayelerinde büyürler, Islam Tarihinde önemli bir sahsiyet olur.

Yorum (0) Yorum yaz!

Babaya Saygılı olmak

Van'da, Vali Tahir Paşanın konağında kaldığı günlerdi.

Bir gün basit kıyafetli bir köylünün kapıda kendisini beklediğini söylediler. Kapıya koştu.

Gelen babasıydı. Bir merkeple Nurs'tan kalkmış, Van'a oğlunu görmeye gelmişti.

Bediüzzaman sevinç içinde babasının ellerine sarıldı, öptü. Halini hatırını sordu. Annesi ve kardeşleri hakkında bilgi aldı.

Mirza Efendi, kapıda oğlunu,

- "Oğlum, burada benim, senin baban olduğumu sakın kimseye söyleme" diye uyardı.

Bediüzzaman babasının önüne geçip ona yol gösterdi ve içeri aldı.

Salona girdiler.

Vali ve şehrin diğer ileri gelenleri de oradaydı. Sofi Mirza Efendi, utanarak kapının eşiğine yakın bir yere oturdu.

Bediüzzaman, uyarısına rağmen babasını topluluğa iftiharla tanıttı:

- "İşte bu zat benim babam Sofi Mirza Efendidir."

Ve babasını kapı ağzından alarak baş köşeye, Vali Tahir Paşanın yanındaki sedire oturttu.

Onun layık olduğu yer orasıydı.

Baba, herkesin önünde ve başında olmalıydı.

Yorum (0) Yorum yaz!